Ömer KAPAKLI

Tarih: 27.12.2010 15:30

AK PARTİDE HERKESİN BİR HESABI VAR?

Facebook Twitter Linked-in

2011 Haziran seçimleri öncesi Şanlıurfa’da siyaset şekilleniyor. Şanlıurfa’nın diğer İl’lerden en belirgin farklılığı bu il’de AK Parti dışında AK partiyi zorlayacak Partilerin olmaması.

BDP yine iki ayrı Bağımsız Aday gösterecek. Adayların durumu ve performansına göre Milletvekili çıkarıp çıkaramayacakları görülecek.

MHP ve CHP şu anda Urfa’da yok gibi. Ancak Şubat-Mart aylarında öne çıkacak isimlere göre bu iki Partinin durumu hakkında fikir yürütebiliriz.

Şu an için saha AK Partiye tahsis edilmiş. Rakip yok.

İşte bu nedenle rakibi olmayan AK Parti kendi içersinde birbirine rakip olmuş durumda. Aslında rakip parti olmayınca AK Parti içersinde gruplaşmanın olması, Aday olabilme adına verilen mücadeleyi de normal olarak nitelendirmekte fayda var.

Hatta Nisan ayında yapılacak olan İl Genel Meclisi Başkanlığı seçimlerinde bile AK Parti içersindeki çekişmenin bir şekilde bu seçimlere de müdahil olacaklarını şimdiden söyleyebiliriz.

Peki AK Parti içersinde dengeler nasıl? Kim kiminle birlikte hareket ediyor? Bunları şu an için somutlaştırabilir miyiz?

Bu değerlendirmeyi Şubat ve Mart ayının ilk günlerinde daha iyi analiz edebiliriz. Ama şimdiden de bazı öngörülerimizi sizlerle paylaşabiliriz.

Örneğin AK Parti MKYK Üyesi Mehmet Oymak’ın, İl Genel Meclisi Başkanı Uğur Beyazgül’le hareket ettiğini, zaman zaman bu ikiliye AK Parti İl Başkanı Ahmet Düşünür’ünde katıldığını söyleyebiliriz. Buradaki ittifakta Mehmet Oymak’ın ilk sıralarda yer alması, 3 yıl sonra yapılacak Belediye seçimlerinde ise Uğur Beyazgül’ün AK Partiden Belediye Başkan Adaylığı konusu gönüllerinden geçtiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Diğer tarafta eski Başkanlardan Cuma Ağaç’ın halen etkin olduğunu, Cuma Ağaç’la birlikte Veysel Polat kısmen İl Başkanı Ahmet Düşünür’ün birlikteliğinden söz edebiliriz.

Kemal Saraçoğlu’nun başını çektiği son değişimde dışlanan ciddi bir grubun AK Parti Yönetiminde önemli bir potansiyel olduğunu söyleyebiliriz.

Bağımsız iken AK Partiye geçen Milletvekili Seydi Eyüpoğlu’nun ayrı bir etken olduğunu ancak Seydi Eyüpoğlu’nun Partiye yeni geçtiği için mümkün olduğu kadar Parti içinde huzursuzluk çıkarmamaya özen gösterdiğini öncelikle Listede yer aldıktan sonra seçim sonrası hamlelerini hayata geçirmek isteyeceğini söyleyebiliriz.

Zülfikar İzol, Yahya Akman gibi isimler yerlerini koruma adına AK Parti içinde herkesimle sıcak ilişki içersinde olduklarını belirtebiliriz.

Milletvekili Emin Önen’in kamuoyunda “Zararsız Vekil. Tekrar listeye girse kimsenin tepkisini almaz”söylemini çok iyi idrak ettiğini bu nedenle mümkün olduğunca sesiz kalarak hiçbir grupla hareket etmeden şahsına münhasır siyaseti seçimlere kadar sürdüreceğini söyleyebiliriz.

Çağla Aktemur Özyavuz Bayan olmanın avantajını kullanmayı bir kez daha deneyecek. Kocası İbrahim Özyavuz’un Arap kökenli oluşu yine en büyük kozu olarak ortada görülüyor.

Milletvekili Cenap Gülpınar’ın Parti içersindeki ağırlığını herkes biliyor. Cenap Gülpınar’la ilgili kimse yorum yapmak bile istemiyor. Hatta Cenap Beyle ilgili olarak “Gerçekte oy potansiyeline sahip tek kişi”denilerek Cenap Bey ayrı bir statüde tutuluyor.

Mustafa Kuş rahmetli oldu. Doğal olarak oğlu bu mücadelenin içinde olacak. Müfit Yetkin Merkezin adayı olarak girişimlerini sonuna kadar yapacak. Milletvekili Ramazan Başak ise Ulusal kanallarda yaptığı açıklamalarla “Cumhuriyet tarihinde Şanlıurfa’lı Vekil olarak en çok konuşan Vekil olarak tarihe geçtim. Benim ikinci kez aday olmamda bir sıkıntı olacağına inanmak istemiyor”diyebilir.

İbrahim Halil Çelik, Mahmut Kaplan , Ahmet Bahçıvan ve daha nicelerinin AK Partiden Milletvekili Adayı olabilmek için verdikleri ve verecekleri mücadeleyi de biliyorum.

Tabi bu arada Sivil Toplum Kuruluşları, Şanlıurfa’nın önde gelen şahsiyetleri de kendilerine göre bir çaba içersinde..

Bir futbol sahasını gözünüzün önüne getirin. Rakip yok. Hakem yok. Tüm oyuncular AK Partili.. Hangi tarafa gol atacaklarını bilmeden bir çaba içersinde koşturuyorlar. Rakip olmayınca bu durumda olmamaları da gayet normal.

Herkesin bir hesabı var dedim ya..

Aslında bu konuda benim de kişisel bir düşüncem ve hesabım var..

Yapılacak seçimlerden önce 300 hatta 400 aday adayının çıkacağına tahmin ediyoruz.

Benim hesabım çok farklı..

Bence Şanlıurfa’daki sivil toplum kuruluşları, Medyanın önde gelen isimleri, yani kanaat önderleri bir konuda birlikte hareket etmeli.

Bu birliktelik nedir? Hangi konuda bir araya gelmeli? Ne yapmalı?

Çok iyi bir aday tespitini ortak olarak yapabiliriz.

Bu ortak adayın tek bir özelliği olmalı..

Evet.. Bu Aday seçimlerden sonra AK Parti yeniden İktidara gelirse Başbakan Erdoğan tarafından da kesinlikle Bakan olarak görevlendirilir”diye düşünülmelidir.

Bence bizim meselemiz bu olmalı.

Büyükşehir statüsünü diyoruz. 3.4.Organize Sanayi Bölgeleri diyoruz. Tarım, Turizm, GAP diyoruz.

Hepsinde hemfikiriz.

Ancak Şanlıurfa AK Parti döneminde 2002 yılından bu yana bir türlü Bakanlık alamadı. Başbakan Erdoğan mutlaka Urfa’yı göz önünde tuttu. Ancak mevcut Vekillerden kime Bakanlık verse sorun yaşanacaktı. Aradan çıkan, fark yaratan isim olmadığı içinde Urfa’yı göz ardı etti.

Mehdi Eker Diyarbakır’lı.. Ancak ben kendisini yakından tanıyorum. Tarım Bakanlığına boşuna gelmemiş. Adam derya..

Doğu Anadolu Bölgesinden Cevdet Yılmaz’a Bakanlık verildi. Bölge bir şekilde dikkate alınarak bu görevlendirilme yapıldı.

Başbakan Erdoğan yeni dönemde mutlaka Şanlıurfa’ya Bakanlık vermek isteyecektir. Ancak bunun zeminini bizlerin yapması gerekmiyor mu?

O halde AK Parti İktidarından biz sıradan hizmetler talep edeceğimize hepimiz bir noktada birleşelim.

Biz seçime kadar bir şey istemiyoruz. Ancak çok iyi bir Aday tespit etmek istiyoruz. Bu Adayımızın Bakan olmasını talep ediyoruz”diyebilmeliyiz. Bunu başardığımız taktirde Şanlıurfa’nın önünün her konuda açılacağını söyleyebiliriz. AK Parti içersinde 2002 yılından bu yana süregelen tüm olumsuzluklarda Urfa’nın bir Bakan’a kavuşmasıyla ortadan kalkmış olacaktır. Anlayacağınız her derde deva Urfa’ya verilecek bir Bakanlık ile mümkündür.

Peki böyle bir aday varmı?

Bulabilirmiyiz?

Bence var.. Yeterki kısır çekişmelerin dışında bu olaya objektif bakabilelim. İnanın bir tanede, iki tanede Bakanlık hakkıdır diyebileceğimiz şahsiyetler bu memlekette var..

AK Partide herkes bir şey düşünürken şahsen bende şu sıralar bu Bakanlık olayını düşünüyorum.

Geçtiğimiz ay Hükümet mini Valiler Kararnamesi yapmıştı. O Kararname öncesi Şanlıurfa Valisi Nuri Okutan’ın da görevden alınması için bazılarının nasıl mücadele ettiğini şahsen ben çok yakından takip ettim. Başarılı olamadılar.

Vali Nuri Okutan 2011 seçimleri öncesi Şanlıurfa’nın Valisi olarak görevinin başında olacak.

Bazıları üzülmüş olabilir.

Ancak ben bu duruma gerçekten sevindim. Vali Nuri Okutan’ın Şanlıurfa için bir şans olduğunu düşünüyorum.

Devletin Valileri özellikle seçimlerde Başbakan için büyük önem taşır. 29 Mart seçimlerinde eski Urfa Valisi Yusuf Yavaşcan Sayın Başbakan’a “Sayın Fakıbaba AK Partiden aday gösterilirse daha doğru olur”gibisinden bir cümle demiş olsaydı her şeye rağmen Fakıbaba AK Partinin adayı olurdu. Ancak Yusuf Yavaşcan, Fakıbaba’nın aday gösterilmemesi için aslında AK Partili Milletvekillerinden daha çok çaba gösterdi ve amacına da bir şekilde ulaştı.

Oysa Vali Nuri Okutan’ın formatı çok farklı. O Devletin Valisi. Başbakan Erdoğan’ın da Vali Nuri Okutan’a büyük sevgi duyduğunu tahmin ediyorum.

Özellikle bu Bakanlık fikriyle ilgili olarak Sayın Vali Nuri Okutan’ın da bize yardımcı olması gerektiğini düşünüyorum.

Şayet Şanlıurfa’lılar olarak biz bir, ya da iki tane Bakanlık yapabilecek aday bulmamız halinde Nuri Okutan’ın da referans olma adına Başbakan’a gerekli enformasyonu sağlayacağını tahmin ediyorum.

Bence Urfa’lılar olarak önümüzdeki bir-iki aylık sürede bu konuda biraz fikir jimnastiği içersinde olalım.

Bu defa memleketimiz adına hareket edelim.

Kendi kişisel çıkarlarımızı, ihtiraslarımızı bir tarafa bırakalım.

AK Parti için öyle adaylar bulalım ki “Evet.. Bunlar rahatlıkla Bakanlık yapabilir” diyebileceğimiz adaylar olabilmeli.

Koskoca memlekette bu tür şahsiyetler yoksa zaten Haziran 2011 seçimlerinin de benim yanımda hiçbir kıymeti yoktur. Bu konuda fikirlerinizi benimle paylaşırsanız sevinirim. Saygılarımla.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —