Ömer KAPAKLI


Halk Hareketi ve Ahmet Fakıbaba


ABD’nin yeni Başkanı Barak Obama tüm Dünyada Halk Hareketinin önünü açmıştır. Uyuyan sesiz çoğunluğun ayağa kalkmasına vesile olmuştur. Ancak Obama’nın da rehberi Martin Luther King’dir. Amerika’da Zencilere  yönelik yapılan akıl-almaz tutum, insanlık dışı hareketler, zencilerin dördüncü sınıf insan muamelesi görmesine daha fazla tahammül edemeyen Martin Luther King 1963 yılında Washington’a yaptığı yürüyüş sırasında Lincoln anıtı önünde yaptığı “Bir Hayalim var” konuşması Amerika için Milat olmuştur. Barak Obama o yürüyüşün Amerika’daki Halk Harekatına dönüşmesinin sonucudur.

“Bir Hayalim Var” konuşmasında aynen şöyle demişti : “Bir gün dört çocuğumun da derilerinin rengi ile değil de kişilikleriyle yargılandığı bir Ülkede yaşayacaklarına dair bir hayalim var” Amerika’da Atlanta’da bende mezarını ziyaret ettiğim King tüm Dünya için bir kahraman olarak bilinmektedir.

Ben şu sıralar Şanlıurfa’daki olayları Halk Hareketi olarak değerlendiriyorum. Halk açık ve seçik bir şekilde “AK Partinin Belediye Başkan Adayı Ahmet Fakıbaba olmalı”diyor. Başbakan Erdoğan’ın Şanlıurfa’nın 9 Milletvekiliyle görüşmesinin ardından yazdığım yazı internet sitelerinde 10 Binin üzerinde tıklanan bir yazı oldu. Gönderilen mesajlar halk hareketinin somut göstergesiydi. Yüzlerce telefon aldım. Bir tek kişi “Yazınız olumsuzdu”demedi. Bugün sizlerle bazı konuları paylaşmak istiyorum. Kamuoyunun büyük bir çoğunluğu “Hayır”diyen Milletvekillerinin tavrını irdelerken örneğin Sabahattin Cevheri için “Baştan beri tutumu belli. Otogar, Şutim gibi konularda Ahmet Fakıbaba ile ters düştü. Net bir tavır koydu. Sabahattin Cevheri’nin “Hayır”demesini anlıyoruz da Şanlıurfa’da yapılan son temayül yoklamasında Fakıbaba’ya oy verilmesi için gayret gösteren bazı Milletvekillerinin bir hafta sonra Hayır’a dönüştüklerine anlam veremiyoruz”diyorlar.

Bence yıllardır “Evet”diyen son 1 haftada “Hayır”laşanların bunu bir şekilde kamuoyuna izah etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Gerçi şu sıralar bazı Vekillerin “Nayır”noktasında olduğunu da biliyoruz.Yani ne “Evet” ne “Hayır”konumunda…

Belediye Başkanı Ahmet Fakıbaba’ya karşı olan Milletvekillerine kendilerinin bizzat yakın çevreleri şu soruyu soruyor : Peki Ahmet Fakıbabayı istemiyorsunuz da yerine kimi getirmeyi düşünüyorsunuz? Biz Ahmet Fakıbaba olsun derken daha önceki Belediye Yönetimlerini dikkate alıyoruz. Fakıbaba’nın yaptıklarına bakıyoruz bu nedenle Urfa’nın menfaati adına Fakıbaba diyoruz. Sizin b Planınız nedir?

Bu soru karşısında şu gerçeği belirtmem gerekiyor. Bırakın b planını a planları bile yok. Durum böyle olunca Şanlıurfa’da herkes işini bırakmış, ekonomik krizi bir tarafa bırakmış Belediye Başkan adayının kim olacağı konusunda görüşme yapıyor. Çünkü herkes biliyor ki kriz falan bir şekilde geçecek. Mühim olan çocukları. Yarının Urfa’sında çocuklarının mutlu yaşam sürmelerini istiyor. Feodal yapının etkin olduğu  Şanlıurfa’ya son noktayı indirmek istiyor. Herkesin özgürce yaşam sürebileceği, medeni bir Belediyecilik zihniyetinin yerleşmesini arzuluyor. Yaşanabilir bir kentte yaşam sürmek istiyor. İşte bu nedenle Şanlıurfa halkı Ahmet Fakıbaba diyor. İşte bu nedenle yüzde 27 ile yüzde 75 gibi inanılmaz bir fark ortaya çıkıyor. Halk diyorki “Yeter..” Bir defada halkın dediği olsun diyor.

“Hayır”diyen Milletvekillerinin şu anki çıkmazı şudur. Şehirdeki halk harekatının bilinci içersindeler. Biz öyle bir aday bulmalıyızki herkes bize “Vallahi bunlara helal olsun”deme noktasına gelebilsinler.

Ancak bulamıyorlar. Hayırcılar ortak bir isimde birleşemiyorlar. Mevcut aday adaylarının tamamen kendilerinin dışında müracaat yaptıklarını söylüyorlar. Hiçbiri çıkıpta “Aday adaylarından biri benim de tam kafama göre, benim arzu ettiğim bir adaydır”diyemiyor.

O halde neden bu inat?

Belediye Başkanı Ahmet Fakıbaba’ya “Hayır”diyenler diyorki “Sayın Başkan bizi hiçbir konuda dikkate almıyor. Bırakın dikkate almamayı bir telefon açıpta hiçbir konuda fikrimizi dahi sormuyor. Teşkilatın büyük bir kesimiyle ters”

Bu noktada haklı oldukları konu olabilir. Zaten bu nedenledirki Ahmet Fakıbaba son 1 aydır verdiği tüm mesajlarda “Yeni dönem farklı olacak”diyor.

Daha son Kent Konseyi toplantısında bizzat kendisi kamuoyu önünde açıklama yapmadı mı? “Yeni dönemde Başkan olursam Sivil toplum örgütleriyle daha sıkı diyalog içersinde olacağım. Yaptık ama bu yeterli olmadı”demedi mi?

Yaptığı her konuşmada “Başta Sayın Valimiz olmak üzere tüm Milletvekillerimizle diyalog içersinde olacağız”demiyor mu?

Fakıbaba neye karşı biliyor musunuz?

Ahmet Fakıbaba yeni dönem için şöyle düşünüyor : “Ben herkese karşı saygılıyım. Tabiî ki Sayın Milletvekillerime de.. Ancak davul bende tokmak başkasında olmaya karşıyım. Ben aday olursam mükemmel Belediye Meclisi yapmayı arzuluyorum. Ben Milletvekillerine “Yeterki beni aday yapın. Tüm Meclis listesini de siz yapın”diyemem ki. O zaman benim varlığım ortadan kalkar. Böyle bir duruma düşeceğime Belediye Başkanı olmayayım daha iyi”diyor.

Milletvekilleri her platformda “Sayın Başkan Milletvekilleri diyerek konuya başlıyor sanki kendisinden yolsuzluk adına bir şey isteniyor imajını veriyor”diyorlar.

Oysa Fakıbaba ile bu konuyu ben defalarca konuştum. Böyle bir şeyin olmadığını bazı art niyetlilerin bu konuyu istismar ettiğini Milletvekillerine karşı böyle bir söylemde asla bulunmadığını söylüyor.

İşin aslına bakarsanız Mevcut “Hayır”cı Milletvekilleriyle Fakıbaba arasında çok ciddi bir sorunda yok. Ancak iş inatlaşmaya gitti.

Şimdi son karar verici Başbakan Erdoğan’dır..

Sayın Başbakan Erdoğan kısa sürede Şanlıurfa Belediye Başkan adayını açıklayacaktır. Ya halkın çok büyük bir bölümünün istediği Ahmet Fakıbaba’yı aday olarak gösterecektir. Bunu da yaparken belki 9 Milletvekiliyle Ahmet Fakıbaba’yı bir araya getirip bir toplantı yapacaktır.

Ya da Başbakan, “Halk Fakıbaba diyor. Anketler yüzde 27’ye yüzde 75 olarak görülüyor. Ancak ben bir tek Milletvekilimi bile kaybetmeyi göze alamam. Halka rağmen adayımız falan kişidir”diyecek.

Bundan sonrası tamamen Başbakan’ın inisiyatifindedir. Şanlıurfa’daki bu durum Genel Başkan Yardımcılarını bile aşmıştır. Tek karar verici Erdoğan’dır. Tıpkı Ankara’da Melih Gökçek örneğinde olduğu gibi..

Şu sıralar çeşitli guruplar kendi aralarında görüşerek Başbakan’a bizzat faks çekmektedir. Bu tamamen kişisel olarak yapılan girişimlerdir. Tamamen Ahmet Fakıbaba’nın dışında yapılan çalışmadır. Çünkü Ahmet Fakıbaba aylardır farklı bir duruş ortaya koymaktadır. Zaten Sayın Başkan böyle bir konuyu istemiş olsa bir günde Sayın Başbakan’a yüzbinler faks çeker. Ancak organizeli faks çekme işi bence Sayın Fakıbaba’nın duruşuyla çelişir. Çünkü Başbakan Erdoğan şu anda Şanlıurfa’daki genel havayı bir Urfa’lı kadar biliyor ve yakından takip ediyor. Siz zannetmeyin ki Urfa Başbakan için önemli değil. Bilakis Başbakan ve AK Parti Urfa’ya inanın bizden daha fazla önem gösteriyor. Türkiye nasıl stratejik konumdaysa Şanlıurfa’da Bölgede en stratejik il’lerin başında geliyordur. Şehir olarak hiçbir Hükümete sorun çıkarmayan Şanlıurfa halkının yapısı Türkiye’nin çimentosundaki en önemli harçlarından biridir. Şanlıurfa’yı kaybetmeyi göze alabilecek hiçbir Başbakan bu Ülkeye gelmemiştir..Bence herkes son derece rahat olsun…

Özetle: Herkesin bir hayali var…Ahmet Fakıbaba’yı bir dönem daha Başkan görmek…Saygılarımla…