Ömer KAPAKLI


Fakıbaba ve Basın Toplantısı


Yerel Seçimlerin ardından 1 ayı aşkın bir süre geçti. Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba bugün bir Basın toplantısı düzenleyerek Gazetecilere çeşitli konularda düşüncelerini açıkladı..


1 aylık süre içersinde Şanlıurfa Belediyesinin genel gidişatı, Başkan Fakıbaba’nın çalışma performansı nasıl diye bir soru soralım..


Bence ilk 1 aylık süre Fakıbaba’nın tam da istediği gibi geçti diyemeyiz. Bunda Belediye Meclisinde Fakıbaba’nın sayısal üstünlüğe sahip olmaması çok etkili oluyor.. Meclis toplantılarında AK Partili Meclis üyelerinin soru önergeleri, Encümende AK Partinin sayısal üstünlüğü ister istemez Fakıbaba’nın hızlı-atak- çabuk karar vermesini engelliyor.. İlk günden itibaren zeytin dalını uzatmasına rağmen planlı ve programlı bir şekilde Fakıbaba’nın sinir sistemiyle oynanıyor..


Fakıbaba bugünkü Basın toplantısında Medyanın önemine dikkat çekerek, “Hiçbir ayırım yapmadan 5 yıl birlikte çalışacağız” dedi. Bu ılımlı mesajları Belediye Meclisinde de yapıyor. Ancak karşılığını alamıyor. 29 Mart seçimleri her açıdan yıpratıcı oldu. Yapılan her toplantıda 29 Mart öncesi yaşanan yüksek gerilimin yansımasını görmek mümkün.


Fakıbaba basın toplantısında Stadyum ve Meydan projelerine dikkat çekti. Yani daha önceden bu projeler için “Fakıbaba engelliyor” deniliyordu.


Her konuda uzlaşmacı bir tavır içersinde olduğunu söylüyor. Ancak bunun karşılığını mevcut yapıyla biraz zor alacak gibi görünüyor..


Şayet Belediye Meclisinde sayısal üstünlüğe sahip olsaydı bugün yaşadığı sorunları ve sıkıntıları elbette yaşamayacaktı.


80 Bin Bağımsız oy alacaksın, her türlü iyi niyeti göstereceksin ama uzattığın dost eli havada kalacak..


Peki bu durumun devam etmesi halinde kim kaybedecek?


Elbette ki önce Urfa kaybedecek..


Fakıbaba sürdürmüş olduğu mevcut konumunu daha ne kadar sürdürebilir?


Bana göre AK Partinin 14 Haziran’da yapacağı Kongreye kadar. AK Partinin Kongresinde seçilecek İl Başkanı ve yeni Yönetim hem Şanlıurfa Belediyesi açısından hem de 2 yıl sonra yapılacak Genel Seçimler açısından Şanlıurfa’yı gerçekten çok yakından ilgilendiriyor.


Meclisteki biraz da bu sinir bozucu durum ister istemez Fakıbaba’nın diğer çalışmalarında da bir türlü istediğini yapamamasına neden oluyor…Elbette kolay bir durum değil. Ancak 14 Haziran’daki Kongreye kadar Fakıbaba sakinliğini korumak durumunda. Bu tarihten sonra ortaya konulan tutumda değişim olmaması halinde Mecliste tüm olup-bitenler elbette ki Şanlıurfa kamuoyuyla paylaşılmalı, halk her konuda bilgilendirilmeli..


Urfa’da sürecin normalleşebilmesi için öncelikle Valiler Kararnamesini görmemiz gerekiyor. Vali Yusuf Yavaşcan Şanlıurfa’da kalacaksa bile bu Kararnameyle sürecin normalleşmesinde Vali Yavaşcan dahil katkı sağlanmış olur. Kararnameyle birlikte AK Parti Kongresi de işin ya daha kötüye gitmesine neden olacak ya da farklı bir zihniyetin gelmesiyle öncelik Urfa denilecek ve birçok şey normale dönmüş olacaktır.


Seçime Bağımsız olarak gireceksin, 80 Bin oy alacaksın. Bu gerçekten kolay bir durum değil. Herkese her an sıcak ilgi göstermek, herkesle birebir görüşme yapmak, beklentilere cevap verebilmek. Çok zor bir durum. Bunlar olmayınca ister istemez alınanlar, küsenler, seçim öncesinde olduğu gibi aynı şefkati görmeyince “O kadar çalıştım karşılığı bu mu olacaktı” diyenler… Ne ararsanız var…


Urfa’ya özgü bir durum..


29 Mart seçimleri öncesi Şanlıurfa Belediyesinin genel gidişatı oturmuş, birbiriyle kaynaşmış, sistemi olan bir Futbol Takımı görüntüsündeydi.. Barcelona Takımı gibi..


Oysa şimdiki durumu Fenerbahçe Takımı gibi.. Dağınık. Ne yaptığını bilmeyen. Kontrol altına alınamayan bir durum..


Şanlıurfa Belediyesi gibi bir kurumu yönetmek elbette kolay değil. Belediyeyi yönetebilmeniz için her şeyin tıkırında olması gerekiyor.


Oysa şimdi her yerde bir sorun.. Dağınık bir durum söz konusu..


İl Genel Meclisi toplantılarıyla, Belediye Meclisi toplantılarını kıyasladığımda birinde güzel bir ortam.. Herkesin birbirine gerçekten saygın yaklaşımı, Parti farkı gözetmeksizin bir çalışma ortamı söz konusu..


Ancak Belediye Meclisinde bu durum tam tersine bir görüntü söz konusu.. Durum böyle olunca da sanırım toplantıya gidenlerde yaptıkları işten zevk almıyorlar..Bunda elbette özellikle AK Partili Meclis üyelerinin büyük bir bölümünün ilk defa bu göreve seçilmelerinden de kaynaklanıyor. Aralarında biraz tecrübeli isimler olsaydı durum elbette daha farklı da olabilirdi.


Yapılan çalışma hınç alma adına yapılıyorsa bunun adını o zaman doğru-dürüst koymamız gerekiyor. Bu o zaman Fakıbaba’nın şahsından çıkar Urfa’ya sıkılan kurşun olur..


Seçimlerden hemen sonra ben Sayın Fakıbaba ile birlikte Vali Yavaşcan’ı, ardından İl Genel Meclisi Başkanı Uğur Beyazgül’ü ziyarete gitmiştik.


Daha sonra Uğur Beyazgül’le birlikte Şanlıurfa Belediye Başkanı Fakıbaba’ya ziyarete gittik.


Bu konuda tüm çabamız sürecin normalleşmesi adınaydı. Urfa’ya görüşülen, konuşulan mevcut projelerin kazandırılması adınaydı..


Sürekli bir taraftardan zeytin dalının uzatılmasını beklerseniz, sinir sistemiyle oynarsanız, bunu yaparken zevk alarak daha ilerilere giderseniz bunun adına Demokraside denilmez.


Urfa; insanların zevkini, kinini, heyecanını, stresini giderecek bir kent olmamalıdır. Başka Urfa yok diyorsak bence herkesin olaya sağduyuyla bakması gerekmektedir.


Tüm bunları yazan biri olarak şunu da belirtmekte fayda var. Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba’da seçimi nasıl kazandığını unutmamalıdır. Alçak gönüllü, mütevazi, sayısal üstünlüğe saygı duyan, kaprisi olmayan, uyumlu bir kişilik ortaya elbette koymak durumundadır.Yani her iki tarafta 29 Martı unutarak Urfa’nın menfaatlerini göz önünde bulundurmak zorundadır.