Şanlıurfa son haftalarda yoğun bir gündemle güne "Merhaba" diyor. Son haftalarda gelen-gidenlere baktığınızda Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odasının oldukça aktif olduğunu görüyoruz. Tabi Odanın bu kadar aktif olmasında Başkan Sabri Ertekin’in ve Yönetim Kurulu üyelerinin büyük katkısı olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor.
GAP’tan Sorumlu Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz’ın son 10 gün içersinde iki kez Şanlıurfa’ya gelmesi, 2.Organize Sanayinin temelinin atılması, Hz. İbrahim Buluşmaları etkinlikleri, Tarım Bakanı Müsteşar Yardımcısı Ferhat Şelli’nin Şanlıurfa’ya İstanbul Sanayi Odasına kayıtlı yüzlerce işadamıyla çıkarma yapması Urfa’mız açısından gerçekten önemli gelişmeler. Emeği geçenleri yürekten kutluyoruz..
Şanlıurfa’ya gelen bazı Bakan’ların Şanlıurfa proğramında daha önce Şanlıurfa Belediyesi ziyareti olmasına rağmen daha sonradan bilinmeyen bir nedenle Belediye ziyaretinin iptali Şanlıurfa kamuoyunun yakından takip ettiği gelişmeler...
Dikkat ederseniz kim geliyorsa Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba bu il’in Belediye Başkanı olarak Havaalanına gidip karşılama törenine katılıyor. Gerginlik olmaması adına elinden gelen tüm özveriyi gösteriyor. Belediye programı iptal edilmesine rağmen bu ilkesizliğe sesiz kalıyor.
Tüm bunları ne için yapıyor?
Şehirde güzel şeyler olurken gerginlik yapılmama adına yapıyor.Her türlü baskı-prese rağmen “Ya sabır” diyor.
Tabi Belediye Başkanı Fakıbaba’ya yapılan bu sistematik baskı-presten bazı duyarlı sivil toplum kuruluşları da tepkili. Ancak onlarda tıpkı Fakıbaba gibi 14 Haziran Pazar gününü bekliyor.
29 Mart seçimlerinin ne derece iyi okunduğunu 14 Haziran Pazar günü AK Partinin Kongresinde görme imkânına sahip olacağız.
14 Haziran bu açıdan Şanlıurfa’nın önümüzdeki 5 yılı için çok büyük önem taşımaktadır.
14 Haziran’da yapılacak AK Parti Kongresinde ya Şanlıurfa’da işin içinden çıkılmaz bir durum söz konusu olacak. Gerginlik bilerek ya da bilinmeyerek arttırılacak ya da her şey normale dönecektir.
DTP’li Belediye Başkanlarını ziyarete giden birçok Bakan bu ziyaretlerle ilgili anekdotlar sunarken Barışa ve Demokrasiye nasıl katkı sağladıklarını ima etmektedirler. DTP’li Belediyeleri ziyarete gidenler Şanlıurfa’da Bağımsız olarak seçilen Şanlıurfa gibi huzurun Türkiye’de teminat gösterildiği en önemli il’i olan Şanlıurfa’da Ahmet Eşref Fakıbaba’yı makamında ziyaret etmeyişlerinin mantığını ileriki dönemlerde asla açıklayamazlar.
Demokrat kişiliğiyle bilinen Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın Cumartesi günü Şanlıurfa’ya yapacağı ziyarette programa Şanlıurfa Belediyesini ziyarette var. Bu yöndeki habere gönderilen bazı mesajlarda bazı vatandaşlar “İddiaya var mısınız? Bakan’ın Belediye ziyareti son anda programdan çıkartılır” diyorlar.
Bu durum bile Şanlıurfa’da geldiğimiz durumu çok net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Başbakan Erdoğan’ın 14 Haziran’daki Şanlıurfa Kongresini çok önemsediğini biliyoruz. Erdoğan Şanlıurfa ile ilgili kararını 14 Haziran’da atayacağı İl Başkanı ile dizayn etmiş olacaktır.
Mevcut İl Yönetiminin takviye edilerek devamı, veya mevcut İl Yönetiminin devamını aratmayacak bir ismin yeni İl Başkanı olması halinde Şanlıurfa’da gerginliğin bitmesi mümkün olmayacaktır. Şanlıurfa’ya gelen Bakan’lar Şanlıurfa Belediyesini ziyaret etmek istese bile bu formattaki bir Yönetim yapısı Belediye ziyaretlerini by-pass edecektir.
14 Haziran’daki Kongrede her kesimle uzlaşıcı içersinde, Urfa’nın herkesimi tarafından taktir edilecek, adı hiçbir yolsuzluk şaibesiyle anılmamış dürüst bir kişinin bu makama gelmesi halinde her şeyin zaman içersinde normalleşme sürecine gireceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
Dürüst bir şahsiyetin AK Partinin İl Başkanı olması halinde Belediye ile gülüm-balım içersinde olmasa bile bu tür ziyaretler normalleşecek, Şanlıurfa Belediyesinde görev yapan AK Partili Belediye Meclis Üyelerinin üzerindeki bilinçli ya da bilinçsiz baskı bir şekilde kalkmış olacak, Demokrasiye saygı gereği seçilmiş Belediye Başkanının varlığı inkâr edilmeyecek Urfa’nın önü açılmış olacaktır.
Bunun kararını bizzat Başbakan Erdoğan verecektir. Şahsen ben Başbakan’ın Şanlıurfa’yı germeyeceğine, Şanlıurfa’da herkesimin takdirini kazanan bir kişiye bu görevin verileceğine inanıyorum.
Bu nedenle başta Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba olmak üzere bu konuda büyük bir sabırla AK Partinin Kongresini bekleyenlerin mantıklı karar verdiklerine inanıyorum.
Diyelim ki aksi oldu. Daha huysuz bir Yönetim iş başına geldi. Fakıbaba’yı “Yok” sayan bir zihniyet işi daha çok tırmandırmak istedi..
Peki, böyle bir durumda ne olur?
Vallahi böyle bir durumda “Ne oldum delileri”nin sonu ne oluyorsa mevcut zihniyetin de sonu pek farklı olmaz.
29 Mart’ta Urfa’lı, Urfa’ya sahip çıktı.
29 Mart’ta Urfa’lı Fakıbaba’ya oy vererek çocuklarının daha huzurlu bir kentte yaşam sürmesine katkı sağladı.
Aslında Fakıbaba’ya oy veren her Urfa’lı kendi menfaatini düşünerek Fakıbaba’ya oy kullanmıştı. Fakıbaba sadece bir semboldü daha açıkçası Urfa’lı için bir araçtı..
Bunun sonunu karar verenler düşünmeli.
Urfa’lı 22 Temmuz’u ötelemişti… Ancak 29 Mart’ta “Biz aptal değiliz” dedi. Gerekeni yaptı.
Urfa’lı 14 Haziran’dan sonra yaşanan süreci bir tarafa not eder. 2 yıl sonra yapılacak seçimde en kötü haliyle kendi içinden en az 2 Bağımsız Urfa sevdalısını Meclise gönderir. Urfa’nın bu genetiğinden gelen bir yapıdır. Urfa’yı ve Urfa’lının şifresini Recep Tayyip Erdoğan’ın çözdüğüne inanmak istiyorum. Şu anda “Ya sabır” diyenler 14 Haziran’dan sonra seslerini 29 Mart seçimleri öncesinden daha gür çıkarırlar. Sonra “Demediniz”, “Yazmadınız” demeyin.