Ömer KAPAKLI

Tarih: 21.11.2008 15:26

Şanlıurfa neden başarılı olamıyor?

Facebook Twitter Linked-in

Şanlıurfa tarihi ve kültürüyle,şehrin otantik havasıyla gerçekten özellikle şehrimize gelen herkesin hayran kaldığı inanılmaz bir kent..

Şanlıurfa insanının en büyük özelliği yabancıya karşı inanılmaz bir hayranlık duygusu içersinde hareket etmesi. Zaten bu nedenle Urfa’lının terazisi Urfa’lıyı hafif tartar sözü günümüze kadar gelivermiş.

Urfa’lının terazisi kendi insanını hafif tarttığına göre demekki yabancıyı ağır tartıyor. Gelen yabancıyı el üzerinde tutmak, o’na beklentisinden daha fazla ilgi göstermenin yanlış olduğunu söylemiyorum. Bu da aslında güzel bir düşünce yapısı.. Ancak Urfa’lı bu kendi özelliğini kendi insanına neden yapmaz bunu anlayamıyorum. Böyle bir yaklaşım aslında Şanlıurfa’nın şehir olarak başarılı olmasında en büyük engel..

Örneğin Şanlıurfa’lı bir Müdüre verilen önem ve destekle, yabancı bir Müdüre verilen önem ve destek arasında uçurumlar var. Şanlıurfa’da görev yapan Urfa’lılar özellikle bu nedenden dolayı verimli olamıyor. Düşündüğünü istediği gibi gerçekleştiremiyor. Köreliyor. Oysa aynı Urfa’lı Müdür Urfa dışına atandığında tabir yerindeyse kendine şahsiyet geliyor. Cesaret ve güç geliyor. Daha radikal kararlara imza atabiliyor.

Acaba bu olayın arkasında gizli bir kıskançlıkmı söz konusu. Yabancı sonuçta bir gün bu memleketten ayrılıyor. O’na verilen destek veya başarısı Urfa’lıyı fazla ilgilendirmiyor. Oysa kendi hemşehrisinin başarısı Urfa’nın büyük bir kesimini rahatsız ediyor. Herkes kendine göre bir hesap yapıyor.

Yıllardır bir konuyu ısrarla gündemde tutmaya çalıştık. Urfa kendi içinden genç, dinamik Devletin en üst düzeyinde çalışabilecek elemanı çıkartıyor. Ancak bu değerler Ankara’da Genel Müdürlük, Müşteşar gibi konumlarda olamıyor. Bir yerlere gelenleri de oradan indirmenin mücadelesi yapılıyor. Tepeye yükselenlerin baş aşağı olması için büyük bir çoğunluk anlamsız çabalar içersine giriyor.

Özellikle üst düzey bir bürokratın Ankara’da yeri geldiğinde onlarca Milletvekilinin bir araya gelipte gerçekleştiremediği hizmetleri memleketlerine kazandırdıklarını biliyoruz.

Biz kendi evladımıza sahip çıkmıyoruz. Çekememezlik, dedikodu, kıskançlık.. Anlayacağınız her türlü entrikalar bu memlekette söz konusu..

 

BÜYÜKŞEHİR STATÜSÜ

 

Size bir örnek vermek istiyorum.

Örneğin enerjimizi Şanlıurfa’nın Büyükşehir statüsüne alınması için neden bir kez daha harcamıyoruz?

Şanlıurfa’nın GAP nedeniyle mutlaka Büyükşehir statüsüne alınması gerekmiyormu?

Zaman zaman bu konuyu bizzat kendim gündeme getirmiştim. Büyükşehir olabilmemiz için kampanyalar yapılmıştı. Öyle enterasan bir memlekette yaşıyoruzki Şanlıurfa’nın Büyükşehir statüsüne alınma isteği bile bu memlekette bazı kişilerce istenmemişti. Beşiktaş’ın sempatik Çarşı grubu gibi. Çarşı her şeye karşı..Beşiktaş’ın bu taraftar kitlesi gerçekten olumsuz olaylarda duyarlılık gösterip karşı olduklarını söylüyorlar. Sempatikleri de buradan geliyor.

Bizim içimizdekiler her olumlu harekete karşı.. Onlar için karşı olmak o günü en güzel geçirme anlamını taşıyor.

Türkiye’deki bazı Büyükşehirlerin isimlerini verelim.. Gaziantep, Diyarbakır, Kocaeli, Erzurum.

Bu şehirlerin ortak özelliği Büyükşehir statüsünde olmaları. Belediyelere gönderilen bütçeler başta olmak üzere kendi içlerindeki birliktelikle birçok sorunu önceden çözümleyebiliyorlar. Hükümet Belediyelerle ilgili aldığı her olumlu kararda ilk uygulamaları Büyükşehir statüsündeki il’lerde yapıyor.

Şanlıurfa Merkez mevcut nüfusuyla, şehrin büyüklüğüyle Büyükşehir statüsünü çoktan hak etmiş değilmi?

Şanlıurfa’da çok yoğun bir kampanyanın yapılması halinde Bakanlar Kurulu yapacağı toplantılarda Şanlıurfa’nın Büyükşehir statüsüne alınması için bir çaba içersine girmezmi?

Belki bazı şehirlerde Şanlıurfa gibi Büyükşehir statüsüne girmeyi çoktan hak etmişlerdir. Ancak Şanlıurfa’nın bu konudaki avantajı GAP’dır.

Şayet bu özellikler kendine inanan, birlik-beraberlik içersinde olan her hangi bir kentte olmuş olsaydı o il’de yaşayan insanların bu yöndeki tavrı ne olurdu?

Her şeye rağmen ümitsizliğe kapılmayalım. Gerekirse bu konuyu özellikle seçim sürecinde yeniden gündeme getirelim. Şanlıurfa’ya gelen Başbakan başta olmak üzere her Bakan’a bu konuyu iletelim. Valilikte, Belediye’de Bakanların ziyaretinde Şanlıurfa’nın sorunlarını sıralarken Büyükşehir konusunuda ajandasının bir yanına not edinmeli diye düşünüyorum. Başka Urfa yok diyorsak ve hepimiz bu Urfa’da yaşıyorsak Urfa’nın bu tür temel sorunları üzerinde yoğunlaşıp, kişisel çıkar, hırsları bir tarafa bırakmak gerekiyor. Umarım Şanlıurfa en kısa sürede hak ettiği büyükşehir statüsüne kavuşmuş olur.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —