SON DAKİKA
“VADELİ SATIŞ”
15 Aralık 2009 - Salı 13:20
Ahmet SARRAOĞLU

Vadeli veya veresiye satış tabiriyle, bir malın satış bedelinin kısmen veya tamamen akidden ve satılan malın teslim vaktinden sonra ödenmek üzere satımı kastedilir. Taksitli satış da mahiyeti itibariyle vadeli satış gurubunda yer alır.

 

            Satım akdinde bedelin peşin olarak ödenmesi de, vadeye veya takside bağlanarak ödenmesi de mümkün ve caiz olup her dönemde yaygın bir teamüldür. Bu hususu Kur’an-i Kerim’in en uzun âyeti sayılan “ müdayene “ ayeti ( El-Bakara 2 / 282 ) işaret etmekte, aynı şekilde Hz.Peygamber’in de bu yönde uygulaması bulunmaktadır. Söz konusu ayetin meali şöyledir : “ Ey inananlar! Belirli bir süreye kadar borçlandığınızda bunu yazın …” Resul-i Erkemin de bir yahudiden yiyecek satın aldığı ve borcu mukabilinde zırhını rehin olarak bıraktığı hadis kitaplarında nakledilmektedir .( bk.Buhari , “ Büyü “, 14 ) Veresiye alım satımda fıkhi açıdan problem olan nokta, peşin alım satımdan farklı olarak, vade sebebiyle bedelde bir fazlalığın sözkonusu olması halinde bu fazlalığın neye karşılık sayılacağı, daha doğrusu bunun caiz olup olmadığı hususudur. Yani müşteri malı vadeli olarak almayı tercih ettiğinde , aynı malın peşin fiyatından daha fazla bir fiyat ödemek durumunda kalınca bu alım satımın hükmü ne olacaktır ? Burada cevaplandırılması gereken bir soru da şudur: Vade karşılığında semendeki ( fiyattaki ) artış, yine vade mukabilinde borçtaki ( deyn ) artış gibi sayılır mı? Eğer onun gibidir denirse bu durumda faiz söz konusu olacağından, vadeli satımında haram olması gerekir. Yok, ondan farklıdır denirse bu takdirde vadeli satım câiz olur.     

 

                  Özetle ifade etmek gerekirse, bazı alimler vade farkı ile satışa karşı çıkarken, islâm hukukçularının çoğunluğu bir malı peşin fiyattan daha fazlaya vadeli olarak satmanın caiz olduğunu ileri sürmüşlerdir.

 

                  Bir malı vadeli olarak peşin fiyatından daha fazlaya satma işlemine karşı çıkanların gerekçeleri özetle şöyledir:

 

                   1 ) Vade sebebiyle fiyat arttırmak faizdir. Çünkü ödemeyi geciktirme sebebiyle fiyatta artış yapmak, geciktirme sebebiyle borçta ( deyn) artış yapmaktan farksızdır. Yani her iki durumda da geciktirme karşılığı olarak artış yapılmaktadır. Vade sebebiyle borçtaki artış faiz olduğuna göre, vade sebebiyle semendeki atış da faiz olur.

 

                  2 ) Vade sebebiyle fiyatın artırılması, bir karşılığı olmayan artıştır ki bu da riba kapsamına girmek demektir.

 

                   Vadeli satışı prensip olarak caiz gören çoğunluğun bu konudaki delilleri şöyle özetlenebilir:

          

A ) Birçok ticari işlerin vadeli satıma dayalı olduğu, tacirlerin bundan bir yarar sağlamalarının normal olduğu ve sağlanacak bu yararın ticaret kapsamına girdiği açıktır. Bu açıdan bakıldığında, bir malı peşin fiyatından daha fazla bir fiyatla satan kişi, fiyatların farklı zamanlarda değişme farkını hesaba katıyor demektir. Nitekim çoğunlukla görüldüğü gibi, bir malın fiyatı sürekli olarak aynı ve sabit kalmamaktadır. Bu durumda bir ticaret malını bedelini ödemeksizin teslim alan kişi, yararlanılabilen, dolayısıyla bir fayda ve ekonomik değere sahip bir gelir sağlayan bir şeyi almış olur. Satıcının vade sebebiyle aldığı fark, bu gelirin bedeli olarak düşünülmelidir. Şu halde bu işlem faiz kapsamı dışında kalmaktadır.

 

                  B ) Vade karşılığında semende yapılan artış, ödeme anına kadar geçen zamanın karşılığı olarak değerlendirilemez. Çünkü bazı insanlar, bir ihtiyaç sebebiyle veya gelecekte malın ucuzlama ihtimalini hesaba katarak, bir malı satın aldığı fiyattan daha ucuza vadeli olarak satabilir. Yine bazı insanlar, bir malı gerçek kıymetinin altında peşin veya vadeli olarak satabilmektedir. Öyleyse vade sebebiyle semende ( fiyatta ) yapılan artış ödeme anına kadar geçen sürenin karşılığı sayılmamalıdır.  

Yorumunuz
İsminiz:


Yorumunuz:
Okuyucu Yorumları
Yazarın Diğer Yazıları