SON DAKİKA
“RAMAZANIN ARDINDAN”
23 Eylül 2010 - Perşembe 12:30
Ahmet SARRAOĞLU

Ramazan ayının diğer aylara ve zaman dilimlerine oranla dini ve sosyal hayatımızda önemli bir yeri vardır. Yüce Allah bu ayda, herkesi affı ve mağfireti, rahmeti ve ihsanı ile daha çok kuşatır. İyilik ve güzelliklerin toplum hayatında yerleşmesi ve kökleşmesi için gerekli olan manevi ortam oluşur.

 

Diğer taraftan yoğunlaşan ibadetlerle ruhumuz arınmış olur. Şurası unutulmamalıdır ki; ibadetler ve güzel davranışlar, sadece Ramazan ayına mahsus olmamalıdır. Çünkü nefis ve kalpleri temizleyerek insanların yücelmesi ve yaratıcısına yaklaşması için ibadet en güzel vesiledir. Bunun için dinimizde ibadet en güzel vesiledir. Bunun için dinimizde ibadet belli zamanlara tahsis edilmemiş, aksine her mü’min mükellef olma çağından Rabbine kavuşuncaya kadar ibadet etmekle emrolunmuştur. Kur’an-i Kerimde bu husus şöyle ifade edilmektedir : “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et “ ( Hicr, 15 / 99 )

 

Geride bıraktığımız Ramazan ayında, ibadetlere daha fazla sarıldık, oruç tuttuk, her gün beş vakit namazlarımızla birlikte teravihler kıldık. Camiye, Cemaata devam ettik, dua ve niyazda bulunduk, vaazları ve okunan muhabbetleri huşu içerisinde dinledik. Nefislerimizi terbiye ettik. Orucumuzun sevabını gideren her türlü çirkinliklerden kendimizi korumaya çalıştık. Fakire, yoksula, kimsesizlere ve yetimlere yardım ettik. Birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde olduk.

 

Ramazan ayında nefsini ıslah edip, güzel bir hayat tarzı kazanan mü’minler olarak, bu durumumuzu muhafaza etmeli, bütün ömrümüz boyunca güzel davranışlarda bulunmalıyız.

 

Bu cümleden olarak durumu elverişli olan kimseler şevval ayında yani içinde bulunduğumuz kameri ay olan şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Bu oruçları bayramın hemen arkasından peş peşe tutulması daha faziletli olmakla birlikte bu ay içerisinde aralıklı olarak tutmak da mümkündür.

 

Kaza veya adak oruçlarının bu günlerde tutulmasıyla da aynı sevap elde edilir. Peygamberimizin Ramazanı oruçla geçirip buna şevvalden altı gün ilave eden kişinin bütün yılı oruçlu geçirmiş olacağı yönündeki ifadesini ( Müslim , “sıyam”, 204 ), “ Kim bir yıl iyi amel işlerse, kendisine bunun on katı ecir vardır “ ( El- En’am 6 / 160 ) ayetiyle birlikte değerlendiren kimi alimler, bire on hesabıyla Ramazan orucunun on aya, altı gün şevval orucunun da atmış güne karşılık olduğunu ve bu suretle bütün yılın oruçlu geçirilmiş sayılacağını söylemişlerdir.

Ramazan ayının diğer aylara ve zaman dilimlerine oranla dini ve sosyal hayatımızda önemli bir yeri vardır. Yüce Allah bu ayda, herkesi affı ve mağfireti, rahmeti ve ihsanı ile daha çok kuşatır. İyilik ve güzelliklerin toplum hayatında yerleşmesi ve kökleşmesi için gerekli olan manevi ortam oluşur.

 

Diğer taraftan yoğunlaşan ibadetlerle ruhumuz arınmış olur. Şurası unutulmamalıdır ki; ibadetler ve güzel davranışlar, sadece Ramazan ayına mahsus olmamalıdır. Çünkü nefis ve kalpleri temizleyerek insanların yücelmesi ve yaratıcısına yaklaşması için ibadet en güzel vesiledir. Bunun için dinimizde ibadet en güzel vesiledir. Bunun için dinimizde ibadet belli zamanlara tahsis edilmemiş, aksine her mü’min mükellef olma çağından Rabbine kavuşuncaya kadar ibadet etmekle emrolunmuştur. Kur’an-i Kerimde bu husus şöyle ifade edilmektedir : “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et “ ( Hicr, 15 / 99 )

 

Geride bıraktığımız Ramazan ayında, ibadetlere daha fazla sarıldık, oruç tuttuk, her gün beş vakit namazlarımızla birlikte teravihler kıldık. Camiye, Cemaata devam ettik, dua ve niyazda bulunduk, vaazları ve okunan muhabbetleri huşu içerisinde dinledik. Nefislerimizi terbiye ettik. Orucumuzun sevabını gideren her türlü çirkinliklerden kendimizi korumaya çalıştık. Fakire, yoksula, kimsesizlere ve yetimlere yardım ettik. Birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde olduk.

 

Ramazan ayında nefsini ıslah edip, güzel bir hayat tarzı kazanan mü’minler olarak, bu durumumuzu muhafaza etmeli, bütün ömrümüz boyunca güzel davranışlarda bulunmalıyız.

 

Bu cümleden olarak durumu elverişli olan kimseler şevval ayında yani içinde bulunduğumuz kameri ay olan şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Bu oruçları bayramın hemen arkasından peş peşe tutulması daha faziletli olmakla birlikte bu ay içerisinde aralıklı olarak tutmak da mümkündür.

 

Kaza veya adak oruçlarının bu günlerde tutulmasıyla da aynı sevap elde edilir. Peygamberimizin Ramazanı oruçla geçirip buna şevvalden altı gün ilave eden kişinin bütün yılı oruçlu geçirmiş olacağı yönündeki ifadesini ( Müslim , “sıyam”, 204 ), “ Kim bir yıl iyi amel işlerse, kendisine bunun on katı ecir vardır “ ( El- En’am 6 / 160 ) ayetiyle birlikte değerlendiren kimi alimler, bire on hesabıyla Ramazan orucunun on aya, altı gün şevval orucunun da atmış güne karşılık olduğunu ve bu suretle bütün yılın oruçlu geçirilmiş sayılacağını söylemişlerdir.

Yorumunuz
İsminiz:


Yorumunuz:
Okuyucu Yorumları
Yazarın Diğer Yazıları