SON DAKİKA
“Evlenmenin unsur ve şartları”
25 Kasım 2008 - Salı 12:46
Ahmet SARRAOĞLU

Geçerli bir evliliğin yapılabilmesi o evlilikte bir takım unsur ve şartların bir araya gelmesi ile mümkün olur. Bu unsur ve şartlardan birinin eksik olması evliliğin ya hiç doğmamasına veya eksik doğmasına yol açmaktadır. Bu unsur ve şartları Hanefi mezhep imamlarının kabul ettiği sınıflamaya göre şu alt guruplara ayırarak incelemek gerekir.

 

            A ) Evliliğin unsurları denince, evlenme akdini oluşturan temel öğeler kastedilir. Bunlarda evlenecek tarafların varlığı ile onların evlilik akdini kuran irade beyanıdır.

 

            1 ) Geçerli bir evlenmenin olabilmesi için her şeyden önce bu akdin iki tarafının olması gerekir. Bunlar normal olarak evlenecek kadınla erkektir. Taraflar evlenme ehliyetine sahip değillerse belirli şartlarla velileri tarafından da evlendirilebilirler. Hanefi mezhebi imamları nikâhın rüknü  ( unsuru ) olarak sadece icap ve kabulü sayarlar, tarafları ayrıca zikretmezler. Bu, icap ve kabulün esasen tarafları da içermesi yüzündendir. Diğer mezhep mensupları ise tarafları da akdin unsurlarından kabul ederler.

 

            2 ) İrade Beyanı: Taraflar veya yetkili oldukları durumlarda velileri yahut vekilleri iki şahit huzurunda yanlış anlamaya imkân vermeyecek bir tarzda evlenme iradelerini ortaya koyduklarında geçerli olarak evlenmiş olurlar. Bu iradenin yanlış anlamaya imkân vermeyecek bir tarzda ortaya konması için İslam hukukçuları bazan çok da gerekli görülmeyen bir titizlik göstermişlerdir. Arapça ‘da şimdiki ve geniş zaman için aynı kipin ( muzâri  ) kullanılması ve bu kip kullanıldığında bir evlilik vaadinin mi yoksa o anda yapılan bir evlilik sözleşmesinin mi söz konusu olduğunun kesin biçimde bilinmemesi, hukukçuları ihtiyatlı davranmaya sevketmiş, bu sebeple, diğer akitlerde olduğu gibi, nikâh akdinin de geçmiş zaman kipi ile yapılması üzerinde hasasiyetle durmuşlardır. Türkçe’de şimdiki ve geniş zaman için ayrı kipler kullanıldığından böyle bir karışıklığın olması söz konusu değildir. Bundan dolayı ülkemizde bir evlilik vaadini değil de bir evlilik iradesini ortaya koyan şimdiki ve geçmiş zamanla yapılan veya bu kiplerde muhatap olunan bir soruya aynı kiplerle cevap vererek ya da sadece “ evet” diyerek akdedilen bir evlenme sözleşmesinin geçerli olduğunu kabul etmek gerekecektir.   

 

 

 

            B ) Kuruluş Şartları: Bu unsurlara ilâve olarak bu unsurlarda bulunması gereken niteliklerle ilgili birtakım şartlar daha aranmıştır ki buna İslâm hukuku literatüründe evlilik akdinin kuruluş ( in’ikad ) şartları denir. Gerek unsurlara gerekse bu gurupta yer alan şartlara riayetsizlik aynı sonucu doğurur; akdi geçersiz kılar ( batıl )

 

 

            1 ) Ehliyet: Nikâha kendisi veya velâyet, vekâlet gibi bir hukuki ilişkiye dayanarak başkası adına katılan, yani evlilik sözleşmesini yapanların tam ehliyetli olması gerekir. Bazı durumlarda eksik ehliyetliler veya ehliyetsizler bizzat evlenmedikleri halde velileri tarafından evlendirilebilmektedirler. Ancak İslâm hukukçuları arasında buluğ çağına ulaşmayan kimselerin hiçbir kimse tarafından evlendirilemeyeceği görüşünde olan hukukçular da vardır. İbn Şübrüme bunlardandır. 1917 tarihinde kabul edilen Osmanlı Hukuk-i Aile kararnamesi bu görüşü kabul etmiş ve velilerin ancak buluğun alt sınırına gelmiş kimseleri belirli şartlarla evlendirebilecekleri hükmünü getirmiştir ( md. 7 )Bu konunun devamı önümüzdeki haftaya sarkacaktır.  

Yorumunuz
İsminiz:


Yorumunuz:
Okuyucu Yorumları
Yazarın Diğer Yazıları