SON DAKİKA
“CENNET”
21 Nisan 2010 - Çarşamba 14:56
Ahmet SARRAOĞLU

Sözlükte “bahçe, bitki ve sık ağaçlarla örtülü yer” anlamına gelen cennet, terim olarak, çeşitli nimetlerle bezenmiş olan ve müminlerin içinde ebedi olarak kalacakları ahiret yurduna denir. Cennet ve oradaki hayat sonsuzdur.

 

Kur’an’da cennet için çeşitli isimler kullanılmıştır. Cennetin tabakaları olması ihtimali de bulunan bu isimleri şu şekilde sıralayabiliriz: Cennetü’l-Me’va ( şehid ve müminlerin barınağı ve konağı olan cennet ), Cennet-i Adn ( ikamet ve ebedilik cenneti ), Daru’l-Huld ( ebedilik yurdu ), Firdevs ( her şeyi kapsayan cennet bahçesi ), Darü’s-Selam ( esenlik yurdu ), Daru’l- Mukame ( ebedi kalınacak yer ), Cennatu’n-Naim ( nimetlerle dolu cennetler ), El-Makamü’l Emin ( güvenli makam ).

           

Kur’an-ı Kerim’i incelediğimiz zaman onun cenneti ve cennetlikleri şöyle tasvir ettiğini görürüz: Cennet, genişliği göklerle yer kadar olan ( Al-i İmran 3/133 ), yakıcı sıcağın da dondurucu soğuğun da görülmeyeceği bir yerdir ( El-İnsan 76/13 ). Temiz su, tadı bozulmayan süt ve süzme bal ırmaklarının yer aldığı cennette ( Muhammed 47/15 ), suyu zencefille kokulandırılmış tatlı su pınarı ( selsebil ) ( El-İnsan 76/18) ve sonunda misk kokusu bırakan bir içecek de vardır ( El-Mutaffifin 83/25-26 ). Cennet içeceği baş ağrıtmaya, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden ve bembeyaz bir kaynaktan çıkan ( Es-Saffat 37/45-47 ) bir içecektir. İçildiği zaman sarhoş etmediği gibi ne baş dönmesi yapar ( El-Vakıa 56/19 ), ne günah işlemeye iter, ne de saçmalatır ( Et-Tur 56/23 ). Cennette türlü meyveler, hurmalıklar, nar ağaçları ( Er- Rahman 56/68), bağlar ( En-Nebe 78/32 ), dikensiz sedir ağaçları, salkımları sarkmış muz ağaçları ( El- Vakıa 56/28-29 ), çeşit çeşit kuş etleri ( El- Vakıa 56/21 ) bulunur.

                       

Cennetliklerin elbiseleri ince ve kalın halis ipektendir (El- Kehf 18/31; El- İnsan 76/21), süsleri altındandır ( El- Kehf 18/21; El- Hac 22/23; El- Fatır 35/33 ), evleri güzeldir (Et-Tevbe 9/21). Cennettekilere hizmet etmek için ölümsüz gençler (vildan) dolaşır, onlar güzelliklerinden dolayı saçılmış birer inci sanılırlar (El- İnsan 76/19). Bunlar altın kadeh ve tepsi dolaştırırlar. Cennettekilerin canlarının istediği ve gözlerinin gördüğü her şey orada hazır bulunur (Ez- Zuhruf 43/71). Cennettekilere altlarından ırmaklar akan, üst üste bina edilmiş köşkler vardır (Ez- Zümer 39/20). Cennettekiler için pek çok güzelliklerle nimetlenmiş tertemiz eşler bulunacaktır (El- Bakara 2/25; El- Vakıa 56/35-38; Es- Saffat 37/48-49; En- Nebe 78/33). Cennettekilerin hem kendileri hem de eşleri cennetin gölgelerinde tahtları üzerinde kurulup yaslanırlar (El- Yasin 36/36). Allah tarafından kalplerinden kin söküp atılmış olan cennettekiler, kardeşler halinde, karşı karşıya tahtları üzerinde otururlar. Orada bunlara hiçbir yorgunluk ve zahmet yoktur (El- Hic 15/47-48). Cennette boş ve yalan söz de işitilmez (En- Nebe 78/35).

           

Cennet nimetlerinin insan akıl ve hayalinin alamayacağı güzellikte olduğunu Hz. Peygamber bir kudsi hadiste şöyle açıklamıştır: ‘ Cenab-ı Hakk buyuruyor ki ‘ Salih kullarım için ben cennette hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve insanın kalbinden bile geçmeyen nice nimetler hazırladım.’’ (Buhari, Tefsir, Süre 32; Cennet, Tirmizi, Tefsir, Süre 32).

 

Şüphesiz cennetteki nimetlerin en büyüğü Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak ve Allah’ı görmektir. Bu konuda Kur’an’da şöyle buyurulmuştur: ‘ ... Allah’ın rızası ise hepsinden (bütün cennet nimetlerinden) daha büyüktür. İşte büyük kurtuluş da budur.’ (Et- Tevbe  9/72).

Yorumunuz
İsminiz:


Yorumunuz:
Okuyucu Yorumları
Yazarın Diğer Yazıları