SON DAKİKA
“Boşanmanın şartları”
05 Şubat 2009 - Perşembe 15:14
Ahmet SARRAOĞLU

1 ) KOCAYA AİT ŞARTLAR

 

Tek taraflı irade beyanı ile boşama esas itibariyle kocanın hakkıdır . Bu itibarla boşayan kimsenin koca olması gerekir . Koca bu hakkı bizzat kullanabileceği gibi diğer hukuki işlemlerde olduğu gibi vekili aracılığıyla da kullanabilir .Koca sahip olduğu bu yetkiyi karısına da verebilir .Buna tafviz-i talâk  denir . Bu yetki evlilik anında kadına devredebileceği gibi daha sonra da verebilir .Koca vermiş olduğu bu yetkiyi geri alamaz .Ancak kendisinin boşama yetkisinin devam ettiğinde de kuşku yoktur .Sonuç itibariyle böyle bir yetki verilmesi durumunda karı koca her ikisi de evlilik birliğini diledikleri an sona  erdirebilir .

 

Kocanın tam ehliyetli ,yani âkıl bâliğ olması gerekir . Akıl hastası , mümeyyiz küçük gibi eksik ehliyetliler ve ehliyetsizlerin boşama ehliyetleri : Bunlar belirli şartlarla velileri tarafından evlendirilebilirlerse de velilerin bu evliliği sona erdirme yetkisi yoktur . Hanefilerde aile hukuku bakımından tam ehliyetli kabul edilen sefih evlenme ehliyetine sahip olduğu gibi boşama ehliyetine de sahiptir .Hanefilerin sefihin boşaması hakkındaki bu görüşü diğer mezheplerce de kabul edilmiştir .

 

Burada İslâm hukukçuları arasında boşama ehliyeti bakımından tartışmalı olanlar sarhoşlarla ikrah altında eşlerini istemeyerek  boşayanlardır .Sarhoşun durumu iki farklı şekilde ele alınıp incelenmiştir . Sarhoşluk verici maddeyi bilmeyerek veya zorla alanlarla ilâç gibi bir madde içinde meşrû bir şekilde alanlar bir gurupta , bilerek ve isteyerek keyif verici bir madde olarak alanlar bir başka gurupta değerlendirilmiştir . İslâm hukukçularının tamamı birinci guruptakilerin dinen ve hukuken sorumlu tutulmayacak bir durumda olduklarını ve bu sebeple bunların hukuki ve cezai ehliyetlerinin bulunmadığını kabul etmektedirler .Buna göre bu gurupta yer alan bir kimsenin eşini boşaması geçerli değildir .

 

Tartışmalı olan ikinci guruptakilerin durumudur .Hukukçuların ekserisine özellikle Hanefiler ‘e İmam Malik ve Şâfii’ye , Şa’bi , evzaî ve Said b. Müseyyeb’e göre sarhoşun eda ( fiil ) ehliyeti tamdır ; bunun sonucu olarak da boşaması geçerlidir .Hz.Osman , Ömer b. Abdulaziz , Hanefilerden Tahavi ve Kerhi ,Şafiiler’den Müzeni ve Hanbeliler in bir görüşüne göre sarhoşluğun nasıl meydana geldiği değil , doğurduğu sonuçlar önemlidir .Dolayısıyla normal düşünme kabiliyetini kaybeden sarhoşun eda ehliyeti yoktur .Sonuçta boşaması da geçerli değildir .

 

Canı ve malı ağır bir şekilde tehdid edilen  ve bu tehdidi başka türlü defetmeye gücü yetmeyen kimsenin ( Mükreh) boşamasına gelince Hanefiler bu kimsenin rızâsı yoksa da irade ve ihtiyarı vardır , dolayısıyla iradesinin sakatlandığı söylenemez , boşaması geçerlidir demektedirler .Hanefiler dışında İbrâhim en- Nehai ve Şabi de bu görüştedir .Diğer mezhep hukukçuları ise aksi görüşü savunmakta ve can veya malın ağır bir şekilde tehdid  edilmesini iradeyi sakatlayan bir sebep olarak görmektedirler .Bunlara göre ikrah altında yapılan boşama geçerli değildir .Çünkü boşayan kimse hür bir irade ile karısını boşamamıştır .Hukuk-i Âile Kararnâmesi ‘nde de fakihlerin çoğunluğunun görüşü tercih edilerek baskı ve zorlama sonucu yapılan boşamaların geçersiz olduğu ifade edilmiştir .( Md.105)

 

 

Şaka ile yapılan talâk da hukukçuların ekserisine göre geçerlidir .Hz.Peygamber “ Üç şeyin ciddisi de ciddidir , şakası da ciddidir : Nikâh , talâk ve talaktan dönme “( Ebû  Dâvûd ) ,” Talâk “ 9 ,  Tirmizi , “ Talâk “ , 9 ; İbn Mâce , “ Talâk “,13 ) buyurmuştur .Boşanmanın normal olarak herhangi bir mahkeme kararına gerek olmaksızın tek taraflı irade beyanıyla gerçekleşiyor olması böyle bir tedbiri gerekli kılmış olmalıdır .Öte yandan ne söylediğini ve ne yaptığını bilmeyecek derecede öfkelenmiş ve kendisi üzerindeki kontrolünü kaybetmiş bir kimsenin boşanmasının geçerli olmadığı da genellikle kabul edilmektedir .     

Yorumunuz
İsminiz:


Yorumunuz:
Okuyucu Yorumları
Yazarın Diğer Yazıları