SON DAKİKA
“Boşanma sebeplerinde fena muamele ve geçimsizlik”
09 Nisan 2009 - Perşembe 15:19
Ahmet SARRAOĞLU

Hanefiler ve şafiiler’e göre kocanın eşine fena muamele etmesi , eşler arasında şiddetli geçimsizlik bir boşanma sebebi değildir .Böyle bir durumda gerek iki tarafın akrabalarından oluşan hakem heyeti gerekse mahkeme tarafların arasını bulmaya çalışırlar . Ancak bu mümkün olmaz . Koca da karısını boşamaya veya muhâleaya  ( para karşılığında erkeğin karısını boşaması ) yanaşmazsa bu iki mezhepte hukuken yapılacak fazla bir şey yoktur . Osmanlı Devletin’de uzun yıllar Hanefi mezhebinin resmi mezhep olarak yürürlükte olması bu açıdan bazı problemler ortaya çıkarmamış değildir .Kadınlar istemedikleri evliliklerden kurtulmak için bazan hukukun imkanlarını zorlamışlar , bazan de hukuk dışı yollara yönelmişlerdir .Mâliki ve Hanbeli hukukçulara göre ise kocanın karısına fena muamele etmesi  ve aralarında geçimsizlik olması durumunda belirli  şartlarla bu durum bir boşanma sebebidir .

 

Mâlikilere  göre kocasının  kendisine fena muamelede bulunduğu kadın hâkime başvurup boşanma talebinde bulunabilir .Bu iddiasını ispat ederse hâkim derhal boşanmaya karar verir .Ancak kadın kocasının kötü muamelede bulunduğunu ispat edemez , fakat bu sebeple boşanma talebinde de ısrar ederse hâkim her iki tarafın ailesinden uygun birer kişiyi hakem olarak seçer .Bu hakemler tarafların arasını ıslah etmeye gayret ederler .Bu mümkün olmazsa boşanmaya hükmederler . Eğer ailedeki geçimsizliğin sebebi koca ise hakemler bâin tâlaka , kadın ise muhâleaya hükmederler .İkisi arasındaki fark şurdadır ki bâin talakta   boşanmanın mali yüklerini koca üstlendiği halde , muhâleada bu yüklerden tamamen veya büyük ölçüde kurtulmuş olur .Hanefiler ve Şâfiiler’le Mâliki ve Hanbeliler arasında hakem tayininde en önemli fark gerektiğinde hakemlerin boşanma kararını verebilip vermemelerinde yatmaktadır .Önceki iki mezhepte eğer koca boşanma konusunda bir yetki vermemişse hakemlerin boşama yetkisi olmadığı halde , sonraki iki mezhepte bu yetki vardır .Mâlikiler’e göre bu boşama bir bâin tâlaktır .

 

LİÂN

 

Karısının zina ettiğini veya çocuğunun zina mahsulü olduğunu iddia eden ve bu iddiasını gerektiği şekilde ispat edemeyen koca hakim huzurunda hususi bir şekilde yeminleşir ve evlilik birliğine hakim tarafından son verilir .Kur’an’da da ana hatlarıyla temas edilen bu prosedüre  ( En-Nûr 24 / 6-9 ) İslâm hukukunda liân denilir . Liân sonunda hakim tarafların arasını tefrik eder .Ebu Hanife ve İmam Muhammed’e göre bu bir bâin talak hükmünde ise de Hanefilerden Ebû Yusuf ‘a ve diğer mezhep imamlarına göre taraflar birbirlerine ebedi olarak haram olurlar .

 

İLÂ

 

Kocanın dört ay veya daha fazla karısına yaklaşmayacağına dair yemin etmesi ve ya bu içerikte bir nezirde bulunmasına ila denilir .Hanefilere göre koca bu süre içinde karısıyla bir araya gelirse , yemin etmişse yemin kefareti , nezirde bulunmuşsa adadığı o şey gerekli olur .Şayet koca bu süre içinde karısına dönmezse hakimin kararına ihtiyaç kalmadan kadın bir bâin talakla boşanmış sayılır .

 

Hanefiler hariç diğer üç mezhebe göre ila vukuunda sadece dört ayın geçmesiyle tâlak meydana gelmez . Koca dönüş veya tâlaktan birini seçmek zorundadır , değilse kadının başvurusu üzerine hâkim evlilik birliğine son verir .

 

Yorumunuz
İsminiz:


Yorumunuz:
Okuyucu Yorumları
Yazarın Diğer Yazıları